Sürdürülebilirlik mahallesinde bir akşamüstü…


Sürdürülebilirliğin, bir ortak gelecek fenomeni olarak, yaşamımıza girmesinin üzerinden kırk yılı aşkın bir zaman geçti. Bu kırk yıl içinde, gerek insanlık gerekse de gezegen adına dünyada yaşananları, kayıpları düşündüğümüz zaman, sürdürülebilirliğin zaman zaman kendisinden hiç bahsedilmemesinden memnun olduğunu bile düşünebiliriz.

Mahallenin kuralları…

İnsanlığın yaşadığı güçlükler ve kayıplar, ağırlıklı kitaplarda olmak üzere, kimi zaman yaygın medya araçlarında da yer bulmakla beraber, dünyanın kayıpları ise daha az dile getirilmektedir. Yapılan bir hesaplamaya göre, 1970 yılından 2010 yılına kadar geçen kırk yıllık sürede dünya vahşi yaşam nüfusunun %58 azaldığı düşünülmektedir. Aynı dönemde, diğer yaşam formu olarak bizler ise 3.7 milyardan 6.8 milyara çıkarak %100’e yakın bir artış göstermişiz. Evet bizim mahalle oldukça kalabalık bir hal almaya başladı. Ancak mahallenin eski sakinleri pek ortalıkta görünmüyor artık.

Sürdürülebilirlik mahallesinin, en önemli, birbirini korumak ve birbiri için çalışmak kuralı oldukça erezyona uğramış gibi. Özellikle son otuz yılda, ivmeli şekilde yükselen bireyselleşme anlayışı bu durumda etkili olabilir. Ancak hala insanlığın temel değerlerini hatırlayıp, bu değerler üzerinden geleceği inşa etme şansımız var. Bunun için ise öncelikle, karşılıklı saygı temeline dayalı bir iletişim ortamı yaratmamız gerekiyor. Bu ortamı hazırladığımız halde, ortak bir gelecekten bahsetmemiz mümkün olabilecek. Yalnızca kendini düşünmenin fütursuzluğunun, ortak bir gelecek tesis etmenin önündeki en büyük engel olduğunu düşünen George Monbiot da, farklı bir gelecek yaratmanın, ancak farklı bir hikaye olabileceğine inanmak ile mümkün olduğunun altını çizmektedir.

Buna göre, sürdürülebilirlik mahallesinin sakini olabilmek için, belki de tek ve yegane kural, birbirini farketme, tanıma ve dinleme alışkanlığını elde edebilmek için çaba sarfedenlerden olmaktır. Sürdürülebilirlik hakkında düşünen, okuyan, bu konuda samimiyetli paylaşımlarda bulunan bireylere saygı duymalı, tüm ayrıştırmalardan bağımsız olarak bunların söylediklerine kulak kabartmalı ve konuşabilecekleri ortamları yaratmalıyız. Sürdürülebilir ve ortak bir geleceğin ancak fikri çeşitlilik ve renklilik ile sağlanabileceğini kabul etmeliyiz.

Mahallenin muhtarı ve sakinleri…

Mahallenin muhtarı, Antonio Amca… BM Genel Sekreteri António Guterres sürdürülebilirliğin herkesin konusu olması gerektiğini anlatırken, bunun için en önemli konunun da mahalledeki huzur olduğunu vurgulamaktadır. Diğer yandan, tüm esnafı da, mahallenin temel ihtiyaçlarının karşılanması ve iyileştirilmesi için, mahalle sakinlerinin gösterdiği performansa katkı sağlamaya davet etmektedir. Muhtar hemen her gün tüm mahalleyi ortak çalışmaya davet etmekte, ortak gelecek için sıkı bir çalışma içinde olmamız gerektiğini hatırlatmaktadır. Bu durum mahalle sakinlerinin motivasyonunu artırmakta ve herkesi çalışmaya özendirmektedir. Bu hali ile, BM’nin açılımı, herkesi sürdürülebilirlik konusu etrafında toplama ve ortak bir zeminde buluşturma çabasıdır.

Parkın yaşlıları… Mahallenin sokağında ve parkında koşuşturan çocukların oyunlarına karışıp, yaratıcı tüm faaliyetlerini gürültü olarak tanımlayan bu yaşlı grup, muhtarın tüm girişimlerini de beyhude çabalar olarak yorumlamaktadır. Kimisi her şeyin bir gün güzel olacağına, kimisi ise her geçen gün daha kötüye gittiğine inanan, ancak buna karşılık hiçbir çabaya da el vermeyen bu grup, eski deneyimleri ile geleceğe değer katmaktansa, köhneleşmiş kodları ile her yeniliği engellemeye çalışan muhafazakar bir tavır sergilemektedir.

Mahallenin güzel esnafı… Her fırsatta bu mahallede olduğundan yakınan, aşağı mahallede bir dükkan sahibi olması halinde ne kadar büyük bir işinsanı olacağından bahseden bu grubun da mahallenin koşulları ile arasında hiçbir zaman ilişki kuramadığına tanık olmaktayız. Muhtarın her toplantısına katılan, toplantı boyunca her türlü projesini destekleyen, alkışlayan, lakin toplantıdan çıkar çıkmaz kendi arasında bu projelerin ne kadar imkansız olduğundan bahseden bu grup, her türlü olumsuzluk ve musibetten de mahallenin diğer sakinlerini mesul tutmaktan geri kalmaz.

Sen kimsin grubu… BM’nin açık davetine karşılık, sürdürülebilirlik mahallesinin bazı sakinlerinin bu konuda oldukça muhafazakar davrandıkları da aşikardır. Sürdürülebilirlik konusunda otorite olmaya çalışan, herkese açık olan bu konuda tek yetkili olmaya çalışan, bu konu hakkında kendilerinden icazet alınmadıkça konuşulamayacağını düşünen sen kimsin grubunun da mahallede sürekli bir aşağı bir yukarı dolaştığını görüyoruz. Bu konuyu ben sahiplendim, bu alan benden sorulur, bu böyle yapılır, böyle düşünmelisin, böyle konuşmalısın, buna onay veriyoruz, buna destek olmayınız diye düşünen sen kimsin gurubunun; muhtarı tanıdığını, muhtarın kendisini tanıdığını, muhtarın tanıdığını tanıdığını söyleyerek esasen sürdürülebilirlik gibi toplumun her kesimine açık bir konuyu monokültürel yeni bir açmaza sürüklediği de dikkat çekmektedir. Wilhelm Schmid böylesi çabaları hayata karşı bir tehdit olarak yorumlarken, monokültürel yapılara veya bunları oluşturma çabalarına farklı yorum getirmeyi de bir ödev olarak kabul etmektedir.

Cam güzelleri… Diğer yandan, sürdürülebilirlik mahallesinin bir de hiçbir şey yapmayan, sadece kendi penceresinden gelişmeleri seyreden bir güzel izleyici grubu da vardır. Bu grup, Genellikle, fanatiklik derecesinde desteklediği sen kimsin grubunun, mahalleye giren çıkana değin muamelesini izleyen, ve her yeni geleni yabancı olarak etiketleyerek tepeden tırnağa süzen bu grup, camdan cama konuşarak gününü geçirmektedir.

Mahallenin çocukları…

Bugün dünyada, çöküşün kaderimiz olmadığına, insanlığın ortak bir geleceği inşa etmek kabiliyetine ve yeterliliğine sahip olduğuna inanan yeni bir düşünce akımı yaygınlaşmaktadır. Bu yeni düşünce, gelecek kuşaklarda da karşılığını bulmaya başlamaktadır. Dünyanın geleceğini inşa edecek olan bu yeni kuşak, umutsuzluk sarmalından çıkmaya karar vermiş, tekilleşmek yerine birleşmeye karar vermiş ve bunun için de ihtiyaç duyacakları çeşitli platformların zeminini yaratmaya başlamıştır.

Sürdürülebilirlik mahallesinin güzel çocukları, okumakta, güzel şeyler yapacakları günler için kendilerini yetiştirmekte ve mahallenin tüm sakinlerinin her türlü uygunsuzluğunu görmekte, analiz etmekte ve içtenlikle kendi aralarında eleştirmektedir. Bu çocuklar büyüklerinin yanlışlarını örnek almamaya karar vermiş ve güzel bir ortak gelecek için de gizliden gizliye çalışmaya başlamışlardır. Diğer mahallelerdeki kendi yaşıtları ile konuşmaya, avare gezdikleri sanılan sokaklarda organize toplantılar düzenlemeye başlamış ve gelecek için planlarını paylaşmaktadırlar. Güzel bir geleceğin garantisi olduklarını diğer gerçek avare mahalle sakinlerine söylemek için dahi zaman kaybetmeden stratejiler geliştirmekte ve eylem haritaları hazırlamaktadırlar.

Geleceğe değin ümitli olabiliriz. Gençlerimiz ve çocuklarımız sanılanın aksine bireyselleşmemekte, aksine bir araya gelmenin yollarını aramaktadırlar. Bugün gelecekte ne iş yapacaklarını ve gelecekteki mesleklerini dahi tahmin etmekte güçlük çektiğimiz bu yeni kuşak için peşin yargılarda bulunmanın çok da adil bir yaklaşım olmadığını düşünüyorum.

Gençlerimize verebileceğimiz en değerli nasihatin, insanlık olarak bizi ayakta tutan ana özelliğimizin birlikte hareket etme ve yaşama kültürü olduğunu hatırlatmak olduğunu söyleyebilirim. İnsanlık, bize ekonominin öğrettiği gibi tek başına olan, küçük başarı hikayelerinden değil, aksine birlikte hareket eden, ortak bir hedef ve gelecek hayal edebilen bir topluluktan oluşmaktadır. Bu çerçevede, sürdürülebilir ortak gelecek, herkesin farklılıkları ile var olmak kaydı ile, birlikte hareket ettiği, renkli ve çok kültürlü, çok dilli bir yapı olacaktır.

Güncel okuma önerileri…

Sürdürülebilirilik konusuna yeni başlayanlar için bazı ana kaynakları incelemekte yarar olacağını düşünüyorum. Bu kaynaklardan elde edilecek ana veriler, hem sürdürülebilrilik konusunu yalın halde anlamanıza, hem de strateji geliştirebilmenize olanak sağlayacaktır.

Sürdürülebilirlik ana kaynaklarına ulaşmak için; UN Global Compact (Library), UN Sustainable Development Knowledge Platform, UN Business Action Hub, UN WBCSD GRI Guidance Platform, The Global Goals, World Business Council for Sustainable Development, World Economic Forum (Toplinks), Global Opportunity Explorer, Our World in Data, The World Bank SDG Atlas 2018 ve KPMG SDG Industry Matrix sitelerini inceleyebilirsiniz.

Diğer yandan dünyadaki ve Türkiye’deki gelişmeleri bütünleşik bir şekilde anlayabilmek için, bazı başlangıç okumalarını da sizinle paylaşmak isterim.

Türkiye Ekonomisi için; Sanayileşecektik Büyüyecektik Ne Oldu Bize (Güngör Uras) kitabı Türkiye ekonomisinin bu güne nasıl geldiğini, kaçan fırsatlar neler olduğunu, doğru ve hatalı kararlar ile yapılabilecekleri anlatmaktadır. Değişim Sürecinde Türkiye (Mahfi Eğilmez) kitabı ise Türkiye ekonomisini tarihsel sürecinde, dönemlere bölünmüş halde ve bütünleşik olarak kısa bir hikayesini sunmaktadır.

Dünyadaki Gelişmeler için; Coğrafya Mahkumları (Tim Marshall) kitabı ile dünyanın neden uzlaşamadığını, yaşadığımız sorunların gerçek perde arkası ve kökünün ne olduğunu anlatmaktadır. Büyük Gerileme (Heinrich Geiselberger) dünya sosyolojisinin nasıl değiştiğini ve neden her yerde milliyetçilik dalgalarının yükseldiği ile ilgili yorumlar içermektedir. Kaos ve Belirsizlik (Immanuel Wallerstein) kitabında ise yazar dünyayı anlamaya çalışırken yapılan temel hatalara odaklanırken, neyi yanlış düşündüğümüzü inceliyor.

Peki sürdürülebilir ortak bir gelecek için neler yapılabilir? Bu Enkazı Kaldırmak (George Monbiot) kitabı ile farklı bir siyaset tarzının mümkün olduğunu söylemektedir. Yazar ayrıca gelecek için uygulanabilir bir stratejik öneride de bulunmaktadır. Hayatımızdaki Ekonomi (Julie Nelson) kitabı ise ekonomi anlayışımızı ve kabullerimizi gözden geçirmemiz gerektiğini söylerken, bir uğraşı iş olarak kabul ederken kullandığımız kod sistematiğini analiz etmekte, sosyal uğraşların geleceğini hayal etmektedir. Mümkün Ütopya (Michael Albert) kitabı ise, geleceği değiştirmemize olanak sağlayacak farklı bakış açılarını geliştirmek ve uygulamak için bir rehber niteliğindedir. Irrasyonel (Stuart Sutherland) kitabı ise sayılara farklı bir bakış geliştirmemize olanak sunmakta, karşılaştığımız her türlü bilgiyi nasıl değerlendirmemiz gerektiğini, veriler ile gerçekler arasındaki ilişkiyi nasıl kuracağımızı anlatmaktadır. Son olarak, Sinyal ve Parazit (Nate Silver) kitabı ise karşılaştığımız enformasyonu seçik bir şekilde algılamamıza, verilerden hareketle geleceğe değin tahminlerde bulunabilmemize olanak sağlayacak kilit ipuçları sunmaktadır.

One Comment

  1. Anonymous
    Posted December 7, 2018 at 12:52 pm | Permalink | Reply

    Müthiş….her zaman olduğu gibi… Naçizane aklıma gelen bir fikri de bugüne kadar gösterdiğin yüksek anlayıştan cüret alarak paylaşmak istiyorum… Yazıda birçok farklı boyuta yönelik gerek yerel’de gerekse ulusal ölçekte kitap önerilerini ilgili konu başlıklarına yönelik olarak ilerleyen zamanda bu yazının alt serisi haline getirmek bence inanılmaz bir platform yaratabilir…HEr şeyden önce amaç platform yaratmak olmasa da farkndalığın arttırmak , bilgi seviyesini yükseltmek hep bu tip bir platformlar aracılığıyla daha fazla vücut ve anlam buluyor… Görüşmek dileğiyle, Sevgiler ________________________________ Gönderen: Ali Gizer Gönderildi: 6 Aralık 2018 Perşembe 00:39 Kime: cnkvr@hotmail.com Konu: [New post] Sürdürülebilirlik mahallesinde bir akşamüstü…

    Ali Gizer posted: “Sürdürülebilirliğin, bir ortak gelecek fenomeni olarak, yaşamımıza girmesinin üzerinden kırk yılı aşkın bir zaman geçti. Bu kırk yıl içinde, gerek insanlık gerekse de gezegen adına dünyada yaşananları, kayıpları düşündüğümüz zaman, sürdürülebilirliğin zam”

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: