Category Archives: Forum

Araştırmada son söz kimin?..


MRGA (Market Research Global Alliance) araştırmalarda kullanılan soru formlarında son sözün kimde olması gerektiğini tartışıyor. Araştırma kuruluşunda (araştırmacıda) mı yoksa, müşteride mi?..

Konunun açılış sorusunda, bu durumda araştırmacı olarak neyin tercih edilmesi gerektiği ve duruma göre mutluluk veya hüsran ile sonuçlanan çalışma deneyimleri olup olmadığı soruluyor.

Konuya verilen yanıtlarda, araştırmacının metodolojik güvenilirliğini korumakla yükümlü olduğu ancak, içeriksel olarak müşterinin araştırmaya çok katkı sağlayabileceğini vurgulanıyor.

Aslına bakılırsa, müşterinin içinde bulunduğu pazar, ve bundan da önemli olarak araştırma ihtiyacına neden olan durumu hakkında, alınmış olan nitelikli bir bilgilendirme, araştırmacının araştırma enstrümanı (genellikle soru formu) tasarımında yüksek kalite ve verimliliği elde edebilmesi için yeterli gibi görülüyor.

Müşterinin ilk tasarımdan itibaren, olaya müdahil olma isteği duyması halinde, araştırmacının bilgilendirmeyi ne denli doğru aldığını sorgulaması gerekiyor. Müşterinin soru formuna müdahale ihtiyacı, genellikle kullanılan dili beğenmemesi ya da bu soruların yanıtları sunmakta yeterli olmayacağını hissetmesinden kaynaklanıyor olabilir. Daha da dramatik olanı ise, müşterinin aradığı yanıtların sorularının formda yer almaması.

İhtiyaç dıuyulan bilgiyi elde etmek amacı ile hazırlanan soru formları (ki bu aşamada anket tekniğinin araştırmacı tarafından doğru seçilmiş bir teknik olduğunu kabul ediyoruz), öngörüldüğü hali ile yanıtlara ulaşmak yeterliliğine sahip değil ise ve bu durum müşteri tarafından dahi dile getirilebiliyorsa, araştırmacının gözden geçirmeyi kabul etmesi en doğru yaklaşım olacaktır.

Siz ne dersiniz?

Uzmanlar ile görüşmek…


QRCA (Qualitative Research Discussion) uzmanlarla (özellikle tıp konusunda uzman kişilerle) yapılacak görüşmelerde açık uçlu ve keşfedici sorulara katılımın nasıl artırılabileceğini tartışıyor.

Konuya verilen yanıtlar, seviyesi iyi ayarlanmış olduğu halde, espri öğesinin katılımı artırmakta etkili olabileceğini vurguluyor.

Uzmanlar ile yapılacak görüşmeler sırasında, araştırmacının mesleki jargona ve espri anlayılşına hakiö olması gerektiği genel olarak kabul ediliyor. Ancak bu aşamada espri ögesinin araştırmacı değil katılımcı tarafından kullanılmasının gerekliliği de önemle vurgulanıyor. Elbette araştırmacının bir ön çalışma ile yapılan bu esprileri anlayabilecek kullanılan mesleki kodları çözebilecek kapasiteye gelmiş olması da bekleniyor.

Soru sormayı bilmek ve soru sorarken komik duruma düşmemek ise araştırmacının becerisi elbette. Araştırma uğraşının ne denli profesyonel bir alan olduğu unutulmadığı halde, bu becerinin bir vergi değil bir çalışma ve çabanın ürünü olduğunun bilinmesi gerekiyor.

Masa başında ve üzerinde araştırma yapılan sektörden bihaber (veya yalnızca hizmet verilen kurumdan alınan bilgiler ile sınırlı olacak şekilde) hazırlanmış soru formları veya görüşme yönergelerinin zaman zaman araştırmacıları meslek uzmanları karşısında ne kadar komik duruma düşürdüğüne hepimiz şahit olmuşuzdur.

Siz ne dersiniz?

Yeni araştırmacılar için…


AAPOR (American Association for Public Opinion Research) yeni araştırmacıların en çok karşılaşabileceği üç hatanın neler olabileceğini tartışıyor.

Soruya verilen yanıtlara göre yeni araştırmacıların en çok karşılaşabileceği hataların daha çok araştırma çalışması sırasında elde edilen verilerin yorumlanması aşamasında yaşanabileceği belirtiliyor. Uzman araştırmacıların konuya verdikleri yanıtlar genellikle aşağıdaki ana gruplarda toplanıyor;

– Araştırma verilerinin maksadını aşacak derecede yorumlanması,

– Katılımcıların verdikleri yanıtların ve belirtilen görüşlerin sayısallaştırılması ile elde edilen tesbitlerin sorgulanmadan geçerli görülmesi,

– Veriler arasında nedensellik ilişkisinin kurulması aşamasında yapılan hatalar ve

– Yardımcı analiz yazılımları ile elde edilen istatistiki yorumların okunması sırasında hatalar yapılması…

Siz ne dersiniz?..

Araştırma bütçelerini korumak…


MRA (Marketing Research Association), şirketlerin (müşterilerin) araştırma bütçelerini kısmalarının önüne geçebilmek için nasıl bir mesleki strateji izlenmesi gerektiğini soruyor.

Soruyu yanıtlayan araştırmacılar, öncelikle şirketlere araştırma ile elde edilecek verilerin şirket için karlılık artırıcı mahiyette geri dönüşünün önemini anlatmak gerektiğini belirtiyorlar. Araştırmanın şirketler tarafından önemli ve geliştirici bir maliyet bileşeni olarak algılanması gerektiğini vurgulayan araştırmacılar bu konuda asıl görevin de yine kendilerinde olduğunu belirtiyorlar.

Şirketlerin araştırma ihtiyacını belirlemek konusunda yetkili olan ve taleplerini araştırma kuruluşlarına aktarmaktan sorumlu yöneticilerin bu değerlendirme ve karar alma süreçlerinde desteklenmesi gerektiği konusunda da araştırmacılar genel bir fikirbirliğine sahip.

Ülkemizdeki durum ise, araştırma bütçeleri korunması ve istemci şirketlerin talep yönünde motive edilmesi konusunda, benzer nitelikli tartışmaları yapmamıza olanak sağlamaktan çok uzak.

Frekans tabloları ve sözde karşılaştırmalı analizlerin ofis yazılımlarının renkli grafikleri ile bezenerek sunulmasından başka birşey olmayan niteliksiz araştırma raporları müşterilerin gerçekten ihtiyaç duyacakları bilgi ihtiyacını karşılamaktan oldukça uzak kalmaktadır.

Elbette iyi örnekleri, iyi araştırma kuruluşlarını ve onların değerli çalışmalarını bu olumsuz değerlendirmeden ari tutmak gerekir.

Ancak ne yazık ki, nitelikli bir soru formu veya model oluşturmaktan aciz, raporlarını soruların frekans tabloları ve araştırma eğitimi almamış bir insanın dahi akıl edebileceği basit karşılaştırmalar ile dolduran ve oluşturduğu bu ‘sonuçsuz rapor’un içinde tek satır bile ‘gerçek analiz’ yer almayan çok sayıda sözde araştırma kuruluşunun pazarda halen iş yaptığını da görmek gerekiyor.

Araştırma müşterilerine malumun izahından başka bir bilgi vermeyen, basmakalıp ve sağdan soldan toplanan bilgi kırıntıları ile oluşturulan modeller ile yapılan araştırmalar ile araştırmayı uzmanlık isteyen profesyonel bir uğraştan çok ticaret olarak gören sözde araştırmacılar engellenemediği sürece araştırma bütçelerinin iyileştirilmesini beklemek biraz hayalcilik olacaktır.

Siz ne diyorsunuz?..

Yanıtlanma oranını artırmak…


MRA (Marketing Research Association), araştırmalarda görüşülen kişilerin yanıtlama oranlarını artırmak için nasıl bir taktik izlenebileceğini soruyor.

Soruyu yanıtlayan araştırmacıların önemli bir kısmı görüşülen kişiyi teşvik edecek kimi uygulamaların yapılabileceğini dile getiriyor. Bu yaklaşımda olanlar, görüşülen kişiye orta ve uzun vadede kazanım sağlayacak bir puan sistemi (ki online araştırmalar için daha uygundur) ya da görüşme takibi hediye sunumu gibi yöntemlerin katılımı ve yanıtlama oranını artırabileceğini belirtiyorlar.

Tahmin edebileceğiniz gibi, görüşülen kişiye hediye veya benzeri teşvik edici bir unsur sunulmasını son derece yanlış bulan ve bu gibi uygulamaların görüşülen kişinin samimiyetini olumsuz yönde etkileyebileceğini düşünen araştırmacılar da var.

Bazı araştırmacılar ise, özellikle yüz yüze anket tekniğinin kullanıldığı yöntemlerde, görüşme sürelerinin (10 dakikadan) uzun tutulması halinde yanıtlanma oranının kaçınılmaz olarak düşeceğini, bu nedenle araştırılacak konunun küçük alt araştırmalara bölünerek daha etkin bir tarama yapılabileceğini dile getirmektedirler.

Son olarak “don’t let the respondent out of his/her cell until all the questions are answered” diyerek görüşülen kişi tüm soruları yanıtlayana kadar hücresinden çıkmasına izin vermeyin diyen bir grup da olduğunu belirtmem lazım. 🙂

Siz ne diyorsunuz?..

Dünyada sektörümüz neleri tartışıyor?


Sevgili araştırma dostları,

Bugünden başlayarak, dünyada sektörümüzün hangi konuları tartıştığını sizler ile paylaşacağım. Bu tartışmaların çalışmalarımıza ve mesleki gelişimimize katkı sağlayacağına inanıyorum.

Tartışmaları mümkün olduğunca satır başları, uzmanların yanıtları ve yorumları ile sizlere ulaştırmaya çalışacağım. Sizler de bu tartışmalara katılarak, mesleğimizi icra ederken karşılaştığımız sorunlara akılcı çözümler veya kritik sorularınız ile katkı sağlayabilirsiniz.

Umarım paylaşımlar hepiniz için yararlı olur.

Sevgi ve saygılarımla,