Category Archives: Metodoloji

Siyasal araştırmaların modelleme ve tasarımı üzerine bir değerlendirme…


Esasen bir araştırmada kritik nokta, araştırmanın, araştırılan konunun muhattabı olan kitleyi kapsayacak şekilde modellemesi ve tasarımıdır. Araştırmanın tüm aşamaları boyunca, genelden özele doğru “sorunun muhattaplığı” unsuruna dikkat edilmesi gerekmektedir.

Stuart Sutherland İrrasyonel isimli kitabında; önceki öğelerden, sonrakilerden daha fazla etkilenmeyi “öncelik hatası” (primacy error) olarak tanımlıyor. Bu tesbit, araştırmanın önemli unsurlarından olan önermelerin belirlenmesi aşamasında ne denli dikkatli davranılması gerektiğini çok yalın bir dille ortaya koymaktadır.

Araştırmanın modellenmesi ve tasarımında yaşanabilecek sorunlar…

Herkesin bildiği üzere, araştırma çalışmalarında yaygın olarak takip edilen bir süreç vardır. Bu süreç araştırma probleminin tesbiti ile başlamaktadır. Daha sonra – yine başlangıç çalışmalarından birisi olarak kabul edilebilecek – önermelerin sıralanması işi yapılmaktadır. Önermeler ise, bizim uygulama safhasında neyi araştıracağımızı, bunu hangi araç ve teknikler ile gerçekleştireceğimizi belirleyecektir. Önermeler aynı zamanda, araştırma kaynaklarının ve sınırlı zamanın akılcı bir biçimde kullanılmasına da olanak sağlayan kabullerdir.

Araştırma sorusunu yanıtlamak amacı ile, bu soruyu oluşturan her türlü olguyu sorgulamamıza olanak sağlayan önermelerin, akılcı bir biçimde kurgulanması ve güçlü soru cümlecikleri olması beklenir. Bu noktada ise, kabaca literatür olarak tanımlayabileceğimiz sözel ve yazılı geçmiş bizim en öncelikli yardımcı aracımız olmaktadır; özetle bizden önce yapılmış olan tüm çalışmalar ve bunlardan üretilmiş olan bilgiler. Ayrıca araştırma konusu ile ilgili olarak – özellikle sosyal bir araştırma yapılıyorsa – toplumsal dinamikler, toplumun herhangi bir benzeştirilebilir öncel fenomene karşılık verdiği tepkiler, bu fenomen ile etkileşim şekli de öncel bilgilerimiz arasında yer almalıdır. Yani Sutherland’ın deyimi ile ‘önceki öğeler’.

Araştırmanın başlangıç aşamasında yapılacak bir hatanın, araştırmanın bütününe etki edebileceği açıktır. Önermelerin belirlenmesi – araştırmanın tamamını gerek içeriksel gerekse de teknik olarak etkileyecek olan – araştırmanın kurgulanması aşamasında yapılması muhtemel “öncelik hatası” ise bizim bulmayı hedeflediğimiz verilerden oldukça uzak bir sonuca ulaşmamıza neden olabilir. Hele ki araştırma konumuz hakkında öncel bilgiler yeterli veya biz onları değerlendirmekte yetkin değil isek.

Tasarım hatası aynı zamanda araştırmanın sorgulama başlıklarının belirlenmesi aşamasında da sapmalara neden olabilecektir. Araştırma öncesinde, araştırdığımız fenomen ile ilgili olduğunu varsaydığımız unsurları çalışma sırasında sorgulamaya ve bunlardan gelecek yanıtları da birlikte değerlendirmeye meyilli olacağımız açıktır. Ancak tasarım aşamasında yapılan önemli hatalardan birisi olarak bu unsurların seçiminde de çeşitli “küçük” hatalar yapabiliriz. Bu hatalar araştırmanın içinde kendi başlarına yalnızlaştığı halde çok dramatik sonuçlar ile karşılaşmayabiliriz. Ne zamana kadar? Bu unsurlar araştırmanın özü itibari ile “gerçekte yer alması gereken” diğer unsurlar üzerinde – ve her aşamada – antagonist etkiler yaratmaya başlayana kadar.

Araştırmanın modelleme ve tasarım aşamasından başlayarak – hatta araştırmacının zihninde araştırma fikrinin oluşmasından itibaren – sürece dahil olan hatalı unsurlar, yanılsamanın gerçekleşmesinde en etkili olabilecekleri ana kadar son derece gizil şekilde ve kendilerini her basamakta anlamlı kılarak – olumlayarak  var olmaya devam edeceklerdir.

Esas itibari ile araştırmanın içinde olmaması gereken antagonist unsurlar; araştırmanın fenomeni tanımlamasını, sonuç üretme kabiliyetini, yanıtlayanların ana fenomene odaklanmasını ve buna uygun yanıt üretmesini engelleyebilir. Daha da kötüsü “engellemeyebilir”. Bu durumda gerek fenomenin tanımlanmasını gerekse de tüm unsurları ile araştırmanın fenomene odaklanmasını bloke edebilir. Hatta böylesi bir durumda, elimizdeki verileri rasyonel olmayacak şekilde birleştirerek, bir diğer yaygın hata olan “yanılsamalı korelasyon” (illusory correlation) durumuna düşebiliriz.

Ancak her iki hata durumundan da, araştırma yolu ile kurtulmak için çarelerin üretilmiş olduğunu belirtmekte yarar var. Öncel verilerin veya yanlış ilişkilendirmelerin yaratacağı zararları bertaraf ederek, fenomen ile ilglili gerçek bilginin yakalanmasına zemin oluşturacak temel verilerin elde edilmesine olanak sağlayan araştırmalar yapılmaktadır.

Bir araştırma fenomeni olarak : Siyasal seçimler…

Yukarıda belirttiğimiz modelleme ve tasarım hataları hemen her araştırma için geçerlidir. İstisnai olarak, araştırmacının fenomen hakkında fazlaca öncel veriye sahip olmadığı keşfedici (explanatory) araştırmalarda ise amaç, zaten öncel verilerden bağımsız olarak, fenomenin ana unsurlarını belirlemek olduğu için, araştırmacı tüm unsurların antagonist etki yaratabileceğine dair önleyici refleksini azami seviyede yüksek tutmaktadır.

Toplumun herhangi bir kesitte – yani zaman aralığında – olası siyasal tercihlerinin öngörülmesi amacı ile yapılan siyasal araştırmalarda ise yularıda belirttiğimiz olumsuzlukların sıklıkla yaşanabildiği görülmektedir.

Bu yazıda, siyasal araştırmalar ile ilgili, araştırma sonuçlarının kamusal paylaşımından kaynaklanan manipülasyon etkisinin amaçlı kullanımı, araştırmacının herhangi bir siyasal baskı grubu veya parti ile angajmanından kaynaklanacak kasıtlı davranışları ele almadığımızı belirtmekte yarar var. Araştırma disiplini dışında kalan bu tür metodolojik ve teknik olmayan ancak kriminal olarak tanımlayabileceğimiz hataların başka yazılarda değerlendirilmesi elbette mümkündür.

Siyasal araştırmalarda – ve özellikle seçim öncesi araştırmalarda – araştırması yapılan gelecek ilk seçimin toplumsal karşılığının tanımlanması, bir fenomen olarak ele alındığı halde toplumun önceki deneyimlerinin hangi fenomenine karşılık geldiğinin bilinmesi ve arştırmanın sınırlılıklarının da bu anlamda ele alınması öncelikli bir gerekliliktir. Ayrıca toplumun içinde bulunduğu kesitin ve siyasal kültür düzeyinin – fenomen unsurlarını ayrıştırma kabiliyetinin – ne seviyede olduğunun öngörülmesi de araştırmanın sağlıklı biçimde gerçekleştirilebilmesi için kritik önem taşımaktadır.

Türkiye gibi siyasal gelişim sürecinin siyasetin tüm aktörleri nezdinde ve ivmeli olarak geliştiği bulanık ortamlarda ise, araştırmacının bu konularda daha nitelikli analizler yapılması gerekmektedir. Fenomenin yalın halde ele alınmasını takiben, öncel veri olarak değerlendirilebilecek gelişim yönü, unsurların doğru belirlenmesine olanak sağlayacak şekilde bugüne ait dinamikleri derinlikli olarak analiz edilmelidir. Hatta araştırmacının bu analizleri gerçekleştiriken, yetkinliğini kendi içinde ve samimiyetle değerlendirmesi ve pratik araştırmaya uzak gibi görülen teorik araştırmadan destek alması en doğru davranış şekli olacaktır.

Bu zorlukları aşmanın daha etkin yolu ise – yukarıda da belirttiğimiz gibi – fenomeni yalın halde ele almak olacaktır. Araştırmacı ve araştırma böylelikle – en azından – yüksek antagonist etki yaratabilecek unsurları araştırmasının içine koymaktan bir ölçüde de olsa kurtulabilecektir. Araştırmacı bu noktada, bu olası etkilerden analiz aşamasında kurtulabileceğini düşünse – ve hatta bunu yapabilecek yetkinlikte olsa – dahi, bu etkilerin araştırmanın yürütülmesi sırasında çalışmayacağına dair bir garantiye de sahip değildir. Sonuçları sapkın düzeye çekme riski barındıran – ve sonradan başa çıkılabileceği öngörülen – bu unsurların araştırma sırasında ve yanıtlayıcıdan başlayarak etkisi hissettirebilecek olma ihtimali de küçümsenmeden dikkate alınmalıdır. Gözlemin, gözlenen olayı ve olayın gerçekleşme şeklini etkileyeceği teorik olarak kanıtlanmış bir kabuldür. Bu nedenle, gözlemcinin – yani araştırmacının – gözlemi en az düzeyde etkilemeyi kendisine bir düstur olarak kabul etmesi gereklidir.

Özellikle siyasal araştırmalarda – kullanılan araştırma aracından (enstrüman) bağımsız olarak – yapılan gözlem sırasında yanıtlayıcının fenomenden uzaklaşmasına, ya da fenomenin gerçekleşme biçiminde yer almayacak unsurlardan etkilenmesine olanak sağlayacak şekilde yanıltılmasına neden olacak unsurlardan ari olarak çalışmanın yapılması gerekmektedir.

Siyasal araştırmalarda – ve aslında tüm araştırmalarda – bir diğer hata olarak; temel analizlerin yanıtlayana yaptırılması, analize zemin oluşturacak soru bataryaları ile yanıtlayanın mantıksal bir iç tutarlılık sağlamaya görevlendirilmesi ise, yukarıda belirttiğimiz “bulunmaması gereken unsurlar”ın olası olumsuz etkilerini de katlı olarak karşımıza çıkartacaktır.

Yeniden belirtmek gerekir ki – kullandıkları enstrümanın teknolojik anlamda modern olmasından bağımsız olarak – ortodoks araştırmacıların, yapacakları analizlerin ihtiyaç duyduğu veri seti ihtiyacını – en kaba hali ile yanıtlayana yükleme eğilimleri, özellikle siyasal araştırmaların en belirgin ve sonuçları etkileyen sorunudur.

Araştırmacının, tüm gözlem boyunca yanıtlayanın rasyonel olduğunu, yanıtlayanın öz tutarlılığını araştırmanın başından sonuna kadar ve gözlem unsurlarından etkilenmeden sürdüreceğini kabul ederek çalışmaya başlaması, anlamlandırmakta güçlük çekeceği bir veri seti ile karşılaşmasına neden olacaktır. Oysa ki araştırmacının, yanıtlayandaki irrasyonaliteyi (ideolojik tercihleri kastetmiyoruz) ve unortodoks veri üretim tercihini öngörmesi ve bunu bertaraf edecek şekilde yalın bir enstrüman tasarımını tercih etmesi daha doğru olacaktır.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi – özellikle siyasal araştırmalarda ve daha da özel olarak seçim araştıtmalarında – yanıtlayanda küçük bir tetikleme ile çalışmaya başlayacak irrasyonalite ve unortodoks eğilimlerin ya aynı şekilde karşılanması ya da buna hiç zemin oluşturmayacak bir odaklanma ile bertaraf edilmesi mümkün olacaktır.

Yanıtlayanın, neyin araştırmasının yapıldığını bilmesi, yanıtlarının yalnızca sorulara ve fenomenin özüne odaklanmış halde alınması ve esasen araştırmacının veya bir teorisyenin sorunu olan fenomenin alt unsurları ile analizinden ari kılınması verilerin analizinden hareketle daha net sonuçlara ulaşılmasına olanak sağlayacaktır.

Türkiye’de Ağustos 2014 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yapılan birçok araştırmada da bu modelleme ve tasarım hataların etkilerinin yaşandığı ve birçok araştırmacının tahminlerinin gerçekleşen değerlerin uzağında kaldığı görülmüştür. Yukarıda aktardığımız – yanıtlayanın ana fenomenden uzaklaştırlıması – etkisinin karakteristik olarak işlediği örneklerden birinde; yanıtlayanın Cumhurbaşkanlığı seçiminden uzaklaştırılarak, yapılan son yerel seçimlere odaklandığı bir soru bataryasını takiben, Cumhurbaşkanlığı ile ilgili görüşlerinin sorulmasının sonucu olarak adayların oy tahminleri şu şekilde sıralanmıştır: Recep Tayyip Erdoğan %58 (gerçekleşen %51 ve sapma %7), Ekmeleddin İhsanoğlu %30 (gerçekleşen %38 ve sapma %8) ve Selahattin Demirtaş %12 (gerçekleşen %10 ve sapma %2).

Burada aslında araştırmacı; yanıtlayana “seçimlerde kime oy vereceğini” sormak yerine ondan siyasal bir analiz talep etmiş ve yanıtlayandan “bir önceki seçimlerin sonuçlarını biliyorsunuz, buna göre seçmen nasıl oy kullanmalıdır” diye sormuştur. Çünkü yanıtlayan, araştırmayı bir bütün olarak algılamakta, tercihlerinden çok, topluma ve kendisine ait irrasyonaliteye bir çıkış aramaktadır.

Sonuç : Araştırma ile siyasal sonuçlar tahmin edilebilir mi?..

Kısa yanıt: Evet… Evrenin temel yasalarına bağlı kalması beklenen atomun dahi, şizofren eğilimler gösterdiği ve fiziğin meşhur çift yarık deneyinde gözleme göre davranış geliştirdiği bilindiği halde, araştırmacının herhangi bir fenomene değin gözlem (araştırma) yapması durumunda, yanıtlayan üzerindeki manipülasyonunu (teknik anlamda kullanıyorum) en aza indirecek bir modelleme ve tasarım yapması gerekmektedir.

Araştırmanın saha çalışmasından ve yanıtlayandan gelen yanıtlardan ibaret olduğunun düşünülmesi, beyanın rasyonalite ve analizi yapılmasına gerek olmayan bir olgu olarak kabul edilmesi durumunda ise, araştırmacının va araştırmanın sapkın sonuçlar üretmesi kaçınılmaz bir sonuç olacaktır.

Araştırma disiplininin ve destek aldığı diğer yan disiplinlerin mantıksal zeminde ele alınması gereken temel prensiplerinin yalın halde kullanıldığı bir araştırma çalışması ile, siyasal seçimlerin öngörülmesine olanak sağlayacak bir veri seti oluşturulması mümkündür. Ancak bu aşamada araştırmacının araştırmayı – öncesi, yürütülmesi ve sonrası (yani analiz boyutu) ile – bir bütünsel çalışma olarak algılaması gerekmektedir.

Fenomen Analizi


Nedir? Ne Amaçla Yapılır?
Belirli bir olgu (fenomen) karşısında hakkında bilgi edinilmek istenen kitlenin bu olguyu nasıl tanımladığı ve nasıl bir yaşamsal deneyime sahip olduğunu belirlemek amacı ile yapılan çalışmalar fenomenolojik çalışmalar olarak tanımlanır.
Fenomen analizi, herhangi bir olgu, yeni durum veya hedef kitlenin beğenisine sunulan ürün veya hizmet hakkında bu kitlenin nasıl bir tepki vereceğini, yaşamına nasıl taşıyacağını anlamaya olanak sağlayacaktır.

Nasıl yapılır? Neler sunulur?
Fenomen analizleri ağırlıklı olarak katılımlı gözlem, pasif gözlem, derinlemesine görüşme ve mini odak grup çalışmaları yolu ile toplanan verilerin değerlendirilmesi yolu ile gerçekleştirilir.
Fenomenolojik çalışmalar öncesinde her ne kadar araştırma çerçevesi son derece net bir biçimde oluşturulmuş olsa da, hedef kitlenin deneyimlerinin test edileceği konularda o denli objektif olunması önem taşımaktadır.
Gerek seçilecek veri toplama metodları gerekse de kullanılacak araştırma enstrümanlarında yer alacak unsurlar, hedef kitle deneyiminin gerçekliğinin gözden kaçırılmasına neden olmayacak şekilde serbest bir çalışmaya olanak sağlamalıdır.
Çalışmayı talep eden kurum ve araştırmacının fenomenin ilişkisel ve deneyimsel kategorizasyonunun saha aşamasında yeniden oluşmasına olanak sağlayacak bir kabul ve yaklaşım içinde bulunması gereklidir. Ancak bu durum çalışmanın sistematik olmasına engel teşkil etmemelidir.

Ön Çalışma
Başarılı bir fenomen analizi çalışmasının gerçekleştirilebilmesi için, araştırmaya ayrılan zamanın önemli bir bölümü fenomeni etkileyen unsurların algılanmasına ve bunlara aşina olunmasına ayrılmalıdır. Bu aşama ayrıca araştırma sorusunun netleştirildiği ve çerçevesinin (daha doğrusu sınırlarının) kesinleştirildiği aşamadır.

Uygulama
Ön çalışmayı takiben yapılacak saha veri toplama aşamasında verilerin sınıflandırılması ve ilişki sistematiğinin gerçek deneyime uygun olacak şekilde hazırlanması en önemli süreçtir.  Bu aşamada klasik biçimli araştırma enstrümanlarından çok esnek araçlar ve açık uçlu yönergeler kullanılır.

Değerlendirme ve Raporlama
Çalışmanın değerlendirilmesi aşamasında ise içerik analizleri, görsel ve sair kayıt dokümantasyonunun derinlikli analizi ve sınıflandırmaların yeniden ilişkilendirilmesi yöntemlerinden yararlanılır. Çalışma sonuç raporunda fikir haritaları benzeri grafiksel gösterimler ve niteliksel analizler öncelikli yer tutar.

Kimler yararlanır? Nasıl yararlanılır?
Fenomen analizleri, belirli bir olgu ile sınırlı olmak kaydı ile hedef kitlelerinin genel yaşam tecrübelerini ve bu tecrübelerden hareketle olgu hakkındaki kanaat ve yönelimlerini tesbit etmek ihtiyacı duyan kurumlar tarafından kullanılır.
Bu çalışmalar, yeni bir pazara veya yeni bir kitleye sunulacak bir ürün veya hizmete değin, pazar veya kitlenin olası tepki ve davranışları hakkında öncü veriler elde etmek amacı ile yapılabilir.

Etnografik Çalışmalar


Nedir? Ne Amaçla Yapılır?
Etnografi, araştırma konusuna bağlı olarak evreni belirlenmiş olan belirli nüfusu, bulundukları ortam ve koşullarda takip ederek, araştırma konusu çerçevesinde ilişki ve davranışlarını inceleyen bir bilim dalıdır.
Etnografik çalışmalar, uzun yıllar boyunca hakim Batı’nın kendi kültürel motiflerinin ve medeniyet anlayışının dışında kalan “öbür dünya”yı anlamak için kullandığı bir yöntem etiketi ile sınırlı kalmıştır. Bu kapalılık aynı zamanda etnografinin misyoner yaklaşımlı metod ve tekniklerini de modernize etmesine engel olmuştur.
Oysa günümüzde etnografik çalışmalar hakimin hakimiyetini sağlamlaştırmanın çok ötesinde yerelin bireysel ve sosyal motiflerini anlamak ve bunları hakim kılmak için çalışan bir disiplinin ürünü olarak gelişmektedir.

Nasıl yapılır? Neler sunulur?
Etnografik çalışmalarda yıllardır süregelen pratiğinden kaynaklanan konvansiyonel araştırma yöntemleri daha çağdaş yaklaşımlar ile geliştirilmiş halde halen kullanılmaktadır. Bu yöntemleri en genel hatları ile aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

Aktif (Katılımcı) Gözlem
Bu yöntemde araştırmacı, ilişkiler sistematiğinin içinde aktif olarak yer alır ve olayların gelişimine açık şekilde gözlemine devam eder. Fiziksel ve duygusal etkilenmeler birlikte olunan insanlar ile birlikte yaşanır ve deneyimlenir.

Pasif (Katılımcı Olunmayan) Gözlem
Bu yöntemde ise araştırmacı olayların fiziksel ortamında bulunmaksızın gelişmeleri (gelişimini etkilemeyecek şekilde) uzaktan izler ve analiz eder.

Derinlemesine Görüşme
Araştırılan konuya nisbeten daha fazla odaklanıldığı ancak yönlendirmenin en azda tutulduğu görüşme yöntemidir. Derinlemesine görüşmelerde araştırmacı mümkün olduğunca görüşme mekanını, dış uyaranları ve zamanlamayı kontrol etmeye çalışır.

Serbest Görüşmeler
Tabiri caizse serbest görüşmeler etnografik çalışmaların omurgasını oluşturur. Araştırmacının araştırma süresi boyunca (ancak kendi içinde displinli ve dengelenmiş olacak şekilde) yapacağı tüm görüşmeler çalışmanın tüm diğer aşamalarında elde edilen sistematik verilerin sağlaması gibidir.

Serbest Bilgi Günlükleri
Burada bahsedilen “serbestlik” ifadesi hazırlık yapılmaması olarak yorumlanmamalıdır. Her etnografik araştırma öncesinde araştırmacı saha çalışmasında kullanacağı günlükleri, çerçevesini, biçimini ve içereceği bilgileri tasarlayacaktır.
Etnografik araştırmalar, öncelikli olarak araştırma konusu ve etkilediği deneyimler çerçevesinde, nüfusun yapılanmasını, ilişkiler ve kod sistematiğini, davranış biçimlerini ve araştırma konusundaki yaşam deneyimlerini analiz ederek niteliksel sonuçlara ulaşılmasına olanak sağlar.

Kimler yararlanır? Nasıl yararlanılır?
Etnografik araştırmalar özellikle ürün ve hizmetleri ile hedef kitlelerine yeni deneyimler veya mevcut deneyimlerinde farklılaşmalar yaratacak kurumlar tarafından kullanılmaktadır.
Ayrıca herhangi bir vakadan dolaylı ya da dolaysız olarak etkilenecek olan nüfusun bu olay özelinde geçmiş ve mevcut deneyimlerini analiz ederek olası etkilenmelerini, boyutunu, yönünü ve bundan hareketle tepkilerini belirlemek amacı ile de bu çalışmalardan yararlanılmaktadır.
Etki analizlerinin geniş ölçekli nüfusları kapsayan araştırma aşamalarında da yine etnografik çalışmalardan yararlanbılabilmektedir.

Söylem Analizleri


Nedir? Ne Amaçla Yapılır?
Kurumların sosyal paydaşlarına erişimlerinin sağlanmasında kurum sözcülerinin açıklamaları da önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle kurumsal mesajların ilk ağızdan iletilmesi ihtiyacı duyulduğu hallerde, her alan ve seviyeden kurum sözcülerinin açıklamaları, etkili bir iletişim aracı olarak da kullanılabilmektedir.
Söylem analizleri, kurumsal sözcülerin ve kurumsal açıklamaların nasıl formüle edildiğini, hedeflenen sosyal paydaş nezdinde ne ölçüde algılanabildiğini analiz eden çalışmalardır.

Nasıl yapılır? Neler sunulur?
Söylem analizleri kurum veya sözcüleri tarafından hazırlanan metinlerin yayımı öncesi ve sonrasında gerçekleştirilebilir.
Mesaj aktarımının yapılacağı hedef kitle tanımlanarak, kullanılacak medya da seçilebildiği halde söylem analizinin yayın öncesinde yapılması sağlıklı bir iletişimin gerçekleştirilmesine yarar sağlayacaktır. Ancak öncel analizin yapılabilmesi için iletişim çalışmasının planlanmış olması ve metnin asgari bir gün öncesinde analize gönderilebilmesi gerekmektedir. Bilinen bir gerçektir ki, kimi zaman kurumların böylesi bir ön çalışmayı yapacak zamanları olamayabilmektedir.

Söylem analizi genel olarak aşağıdaki gibi yapılmaktadır.

Dil Analizi
Bu çerçevede metnin (veya görüntü altındaki dış sesin) dil kullanımı, gramatik ve kelime kullanımı açısından analiz edilir.
Seçilen hedef kitlenin yaygın bilgi seviyesi ve kültürel kod sistematiğine gören seçilen kelimelerin ve cümle yapılarının uygunluğu sorgulanır.

Mesaj Analizi
Kurum tarafından bu iletişim çalışması ile aktarılmaya çalışılan mesajların metin içinde ne ölçüde yer aldığı ve ne derecede algılanabildiği değerlendirilir.
Kurumsal açıklamalarda genellikle anlatım ve mesajlar “kurumsal ses”, “pazarlama sesi” ve “sosyal ses” sınıflandırmasına tabi tutularak bunların oransal dengesi hesaplanır.

Aktarıcı Analizi
Mesajın aktarımını yapacak olan gerek kurum sözcüsü gerekse de kullanılacak materyal özelinde analiz gerçekleştirilir.
Mesajı aktaracak olan kurum sözcüsünün, sözel ve bedensel dil alışkanlıklarının metin ile etkileşimi analiz edilir.
Ayrıca mesajın aktarımında kullanılan maddi taşıyıcılar olarak basın bülteni, ses unsurları ile statik ve akan görsel materyallerde mesajların işleniş ve sunuluş biçimiyine hedef kitle genel algısı dikkate alınarak değerlendirilir.

Medya (Araç) Analizi
Mesajların aktarılması hedeflenen medya araçlarının ana metin, aktarıcı ve kullanılan materyaller nezdinde nasıl bir etki yaratacağı analiz edilir.
Söylem analizleri yapılma aşamasına göre iki farklı şekilde sunulabilmektedir.
İletişim öncesi çalışmalarda esas olan analize tabi tutulan metnin yeni halinin önerisinin yapılmasıdır. Ancak bu öneri metin arkasında yapılan analizi ve önerilen değişikliklerin gerekçelerini de içermektedir. Öneri ve analizler sözel, sesli ve görsel tüm unsurlar için ayrı ayrı yapılarak sunulmaktadır.
İletişim çalışması sonrasında sunulan raporlar ise iletişim hedefleri ile gerçekleşen iletişim çalışması arasındaki farklılıkları analiz eden çalışmalardır. Bu raporlarda medya tarafından mesajın ne ölçüde sunulabildiği yine “kurumsal ses”, “pazarlama sesi” ve “sosyal ses”kırılımında analiz edilir ve hedeflenen ile yansımadaki gerçek oranlar karşılaştırılır. Ayrıca mesajın nasıl bir ortamda sunulduğu da rekabetin eşzamanlı mesajları ile birlikte analiz edilir.

Kimler yararlanır? Nasıl yararlanılır?
Söylem analizleri kurumsal açıklamaları veya kurum sözcüleri ile kontrollü veya kontrolsüz olarak paydaşlarına ulaşan kurumlar tarafından veya hedef kitlelerine ulaşmaya çalışan kişiler tarafından kullanılır.
Söylem analizlerinden en yüksek yarar iletişim öncesinde yaptırılacak çalışmalar ile elde edilir. Böylelikle kurum ve kişiler açıklamalarının, hedef kitleye uygun olacak şekilde içeriksel ve fiziksel özelliklere sahip olduğundan ve daha seçik bir sözel/görsel dille hazırlanmış olduğundan emin olabilirler.
İletişim çalışmalarının sonrasında yapılan söylem analizleri ise gerek kurumsal hafızanın korunması gerekse de çalışmanın etkinliğini ölçmek açısından önem taşımaktadır.

Medya Analizi


Nedir? Ne Amaçla Yapılır?
Kurumların iletişim performanslarının göstergelerinden biri de medya yansımalarıdır. Medya analizleri kurumsal medya varoluşunun (yansımanın) değerlendirilerek kurumsal iletişim performansının genellikle rekabet ile birlikte ölçümlenmesi amacı ile yapılan temelinde kalitatif çalışmalardır.
Medya analizleri ile ana hedef, medya yansıması özelinde kurumun iletişim performansı beklentilerinin ne ölçüde yakalandığının ölçümlenmesi, rekabetin takibi ve gelecek dönem stratejilerinin geliştirilmesine olanak sağlayacak verilerin elde edilmesidir.

Nasıl yapılır? Neler sunulur?
Medya karakteristik olarak kalitatif bir ortamdır. Bu nedenle medya analizleri her ne kadar sayısal veriler içerse de araştırma esas itibariyle kalitatif olarak ele alınmalıdır.
Diğer yandan kurumun dönemsel hedeflerine göre değişiklik gösterebilecek olan kurumsal iletişim performansını yalnızca sayılar ile ifade etmek ve içeriksel olgunluğu yok saymak doğru bir yaklaşım olmayacaktır.
Kurumsal ihtiyaçlara göre farklı analiz seviyelerinde medya araştırması raporları hazırlanabilmektedir.

Temel Medya Analizleri
Niceliksel analizler : Haber, yazı, program sayısı dağılımları / Mürekkep ve ses payı analizleri / Tiraj, erişim, net etki, net erişim, rating
Görünürlük analizleri : Görece boyut analizleri / Görsel malzeme analizleri
Niteliksel analizler : Konu, olay analizleri / Vaka (etkinlik) analizleri / Kavram ve mesaj analizleri / Nitelik analizleri / Algı gücü analizleri / Bahis ağırlığı analizleri / Alıntı analizleri
Basın analizleri : Yayın gruplarına göre dağılımlar / Yayınlara göre dağılımlar / Gazeteci analizleri / Yayın kuşağı analizleri

İleri Analizler
Okur analizleri : Cinsiyet, yaş, SES grubu analizleri / Okur segmentasyonu analizleri
Reklam analizleri : Niceliksel reklam analizleri / İçerisel reklam analizleri
Ses analizleri : Kurumsal ses analizleri / Pazarlama sesi analizleri / Sosyal ses analizleri

Bu analizler, ihtiyaçlardan hareketle oluşturulacak araştırma modeline göre topyekün veya seçimli olarak kullanılabilmektedir.

Kimler yararlanır? Nasıl yararlanılır?
Medya araştırması raporları, sektör bağımsız olarak, hedef kitlesine ve paydaşlarına medya kanalı ile ulaşan kişi, kurum ve kuruluşlar tarafından kullanımaktadır.
İletişim performanslarını özellikle rekabet ile birlikte takip etmek, buna göre pozisyon almak isteyen, iletişim stratejilerinin belirlenmesi aşamasında dönemsel veya düzenli veri ihtiyacı duyan kişi ve kuruluşlar için medya analizleri katma değer sağlayıcı çalışmalar olacaktır.

Delphi Araştırma


Nedir? Ne Amaçla Yapılır?
Kurumlar veya daha geniş ölçekte yapılar, kimi zaman uzmanlık gerektiren belirli konulara yeni boyutlar kazandıracak, yeni fikirler ortaya çıkartacak veya mevcut durumda stratejik değişiklikler gerektirecek çözüm arayışı içinde olabilirler.
Delphi araştırmalar özellikle konusunda uzman kişilerin gelişime aktif biçimde değer katmalarına olanak sağlayan çalışmalardır. Ayrıca arama toplantıları veya beyin fırtınaları için gerekli performansı harcamak konusunda sıkıntı duyulan durumlarda da Delphi araştırmalar etkin birer araç olarak kullanılabilir.

Nasıl yapılır? Neler sunulur?
Delphi araştırmalar temelde iki ana durumda gerçekleştirilir. İlk olarak herhangi bir olguyu tanımlamak veya bu olguya karşılık bir yaklaşım oluşturmak amacı ile bu çalışmalardan keşfedici araştırmalar olarak yararlanılabilir. İkinci olarak ise yine belirli bir olgunun geliştirilmesi veya bu olguya değin bir strateji geliştirebilmek amacı ile Delphi’den yararlanılabilir.
Delphi, çalışmaya konu olan olgunun uzmanları ile yapılacak bir dizi görüşme ile gerçekleştirilir. Genellikle üç turda tamamlanan görüşmeler sonucunda araştırma sonuçlandırılır.

Birinci Tur
Çalışmanın birinci turunda uzmanlardan olguyu oluşturan unsurlara değin görüşlerini belirtmeleri istenir.
Bu aşamada uzmanlar olguya değin unsurları belirtirken aynı zamanda bu unsurları gerekçelendirerek paylaşırlar.
Delphi’nin daha verimli olarak gerçekleştirilebilmesi için uzmanlar katılımcıların profesyonel yeterlilikleri ve ilgililikleri hakkında bilgi sahibi oldukları halde asıl kimliklerinin gizliliğinin korunması sayesinde de görüşlerini açıkça dile getirme rahatlığını yaşarlar.

İkinci Tur
İkinci turda tüm uzmanlardan birinci turda alınmış olan unsurlar listelenerek bu unsurların değerlendirilmesi ve değerlendirmeleri gerekçelendirmesi istenir.
Böylelikle uzmanlar diğer uzmanlar ile birlikte kendi ekledikleri unsurları birlikte ele alarak değerlendirme yapabilirler.
Bu aşamada da değerlendirme yapılırken katılımcılar değerlendirme yaptıkları unsurların kim tarafından önerildiğini bilmedikleri için rahat bir seçimde bulunabilirler.

Üçüncü Tur
Üçüncü turda uzmanlara ikinci turda elde edilen değerlendirmeler kendi değerlendirmelerinin yanında bilgi olarak sunulur.
Uzmanlardan üçüncü turda kendi değerlendirmeleri ile diğer katılımcıların değerlendirmelerini karşılaştırarak yeniden gözden geçirme ve nihai kararlarını verme şansı tanınmış olur.
Üçüncü turda elde edilen değerlemeler ile Delphi sonlandırılır ve raporlaştırılarak kullanıma sunulur.

Kimler yararlanır? Nasıl yararlanılır?
Delphi araştırmalar sektörel ve kurumsal olarak üzerinde konsensus sağlanmak istenen konularda, gelecek dönemlere değin beklentilerin belirlenmesinde veya sair inovatif görüşlerin derlenmesinde kullanılabilen etkin bir yöntemdir.
Delphi araştırmalar, maliyetli arama toplantılarına veya zaman ve mekan birlikteliği gerektiren beyin fırtınası toplantılarına alternatif olarak kullanılabilir.

Odak Grup Çalışması


Nedir? Ne Amaçla Yapılır?
Odak (focus) grup çalışmaları küçük gruplar ile kapalı toplantılar halinde yapılan ve katılımcı kişilerin belirli bir konu hakkında görüşlerinin tesbit edilmesi amacı ile yapılan niteliksel çalışmalardır.
Odak grup çalışmalarında temel amaç kişilerin derin algısında olayların nasıl değerlendirildiğini anlamak ve sosyallik platformunda bu kararın nasıl netleştiğini öğrenmektir.
Herhangi bir konuda hedef kitlenin veya sosyal paydaşların, konu hakkında derin algıdaki görüş, eğilim, tutum ve davranışlarının detaylı olarak analiz edilmesi gerektiği hallerde odak grup görüşmelerinden yararlanılır.

Nasıl yapılır? Neler sunulur?
Odak grup çalışmaları araştırmacının veya araştırmacı adına bir moderatörün küçük gruplar ile ve çeşitli teknikler kullanılarak yaptığı görüşmeler yolu ile yapılır.
Odak grup çalışmaları araştırma problemine ve kullanılacak tekniklere göre ciddi farklılıklar gösteremekle birlikte temelde beş ana etapta gerçekleştirilir.

Metodolojik çalışma
Araştırma problemi formüle edilerek varsa sorgulanacak hipotezler belirlenir.
Araştırma ile elde edilmesi hedeflenen verilere ulaşılmasına olanak sağlayacak metod ve teknikler seçilerek görüşme sırasında kullanılacak araştırma araçları hazırlanır.
Araçlar mini gruplar ile test edilerek işlerlikleri sorgulanır.
Araştırma problemine uygun olacak şekilde sosyal paydaşlar ve hedef kitle belirlenerek temsil etme yeteneğine sahip olacak şekilde grup profilleri belirlenir.

Grup oluşturma
Metodolojik çalışma sırasında belirlenen grup profiline uygun olacak şekilde katılımcıların belirlenmesi için devşirme olarak da tanımlanan ön sorgulama çalışması yapılır.
Grup katılımcılarının daha önce benzer çalışmalarda yer almamış kişilerden oluşması tercih nedenidir.
Kullanılacak metod ve tekniklere aşina olmayan ve grup profiline uygun bireyler ile ön görüşmeler yapılarak gruplar oluşturulur.

Grup görüşmeleri
Grup görüşmeleri genellikle bir moderatör eşliğinde araştırma problemine uygun olacak şekilde tasarlanmış ortamlarda gerçekleştirilir.
Görüşme ortamının katılımcıların konuya odaklanmasına olanak sağlayacak bir atmosfere sahip olması, konudan kopmaya veya yanlış odaklanılmasına neden olacak dış etkilerden soyutlanmış olmasına dikkat edilir.
Görüşme ortamında katılımcıların doğal davranışını etkilemeyecek şekilde gizlenmiş veya açık halde kayıt araçları bulunabilir.
Görüşmelerin kayıt altına alınması veri analizi aşamasında araştırmacının yeniden izleme ve detaylı değerlendirme kabiliyetinin artırılabilmesi açısından kritik önem taşıyacaktır.
Görüşmelerin konusunda uzman moderatörler aracılığı ile yapılması uygun olacaktır.
Moderatörler, araştırma amacına veya aynı araştırma içinde değişen grup profiline bağlı olarak, farklı roller takınarak görüşmelerde yer alabilirler.
Moderatörler, fikirleri araştıran, konu hakkında bilgisiz, zorlayıcı, adil yönetici, yalnızca kayıt tutan, nedenleri sorgulayan gibi roller üstlenebilir.

Veri analizi
Odak grup çalışmaları her aşaması ile kritik çalışmalardır.
Grupların yanlış oluşturulması, konu itibari ile işlerliği olamayacak metod veya tekniklerin seçilmesi, moderatör rol seçimi veya uygulama hataları hatta kayıtçı araçlardaki arızalar, veri analizini imkansız hale getirebilir.
Veri analizi grup görüşmelerinin tam ve eksiksiz deşifresi ve görsellerinin izlenmesi ile başlayacaktır.
Katılımcıların küçük detaylarda gizli ancak kritik önem taşıyan görüş ve davranışları araştırmacı tarafından hassasiyetle analiz edilmeli ve topyekün grup davranışları ile ilişkilendirilerek değerlendirilmelidir.
Katılımcıların görüş ve davranışlarının münferit ve grup kararı ile değişiklik arzeden yönlerinin doğallığı ve gerçek davranış ile mesafesi sezilebilmeli ve bu sezgisel durum nesnel değerlendirme kriterleri ile ele alınmalıdır.

Raporlama ve sunum
Odak grup raporları niteliksel raporlardır. Bu raporlarda sayısal çoklulardan ziyade kişlerin ve grupların derin algıdaki bireysel  tutumları ve grup davranışı olarak nihai kararlarına ait niteliksel yorum ve ifadeler yer alır.
Odak grup çalışmaları neticesinde hazırlanan raporlarda yüzdelik ifadeler yer alamayacağı gibi grup profili dışında kalan kesim (nüfus) hakkında yorumlarda bulunulması da doğru olmayacaktır.
Odak grup görüşmeleri esasen bir görüşme akışı şemasına sahip olmakla birlikte kendiliğinden gelişen durumlar itibari ile bir boyutu ile keşfedici raporlar oluşturulmasını sağlayabilecektir.

Kimler yararlanır? Nasıl yararlanılır?
Odak grup görüşmeleri özellikle araştırma konusu hakkında sosyal kodlara veya konu hakkında “ne” ve “nasıl” sorularının yanıtlarına net olarak hakim olunamadığı hallerde ağırlıklı olarak tercih edilmektedir.
Bu hali ile odak grup çalışmaları ağırlıklı olarak kurumsal iletişim değerlemesi, kurumsal itibar yönetimi, marka iletişimi, reklam, pazarlama iletişimi yönetimi, siyasal tercih değerlendirmeleri ve benzeri konularda kullanılabilecektir.
Odak grup çalışmalarının diğer araştırma tekniklerine göre çeşitli avantajları bulunmaktadır. Bu avantajlar ile araştırma kişi ve kuruma ikame edilemeyecek veriler sunabilmektedir.

Eğer araştırma konusunun hakkında net bir görüşe yoksa,
Sosyal paydaşlar ve hedef kitle seçiminde muğlak bir durum varsa,
Bu kitlelerin araştırma konusuna yaklaşımı, olası algı, tutum ve davranışları hakkında bulanıklık sözkonusu ise,
Araştrıma konusu niceliksel bir araştırmaya ihtiyaç duyduğu halde, bu niceliksel araştırmada katılımcılara yönelik kullanılacak sosyal ve kültürel kod sistemetiği hakkında veri yoksa,
Hedef kitlenin derin algısındaki gelşimeler ve karar alma sürecinin işleyişi biçimi hakkında öngörülerde bulunulamıyorsa

Odak grup çalışmalarından yararlanmak doğru bir tercih olacaktır.

Rap Araştırma


Nedir? Ne Amaçla Yapılır?
Rap araştırma, araştırma amacı ve hedeflerine bağlı olarak, tüm araştırma metod ve tekniklerinin hibrid olarak kullanıldığı modern, keşfedici, kalitatif bir araştırma türüdür.
Kuruluş tarafından bir veya iki hafta gibi çok kısa sürelerde, bilgiye ihtiyaç duyulduğu hallerde, Rap araştırma bir çözüm olarak kullanılmaktadır.
Rap araştırma, özellikle belirli bir bölge veya fenomen hakkında kurumsal stratejilerin hızla belirlenmesi, eylem planının oluşturulması, risk ve olası etki analizlerinin yapılması amacı ile gerçekleştirilir.
Günümüz sert pazar, rekabet ve bölgesel koşullarında kurumların eylemlerini başarı ve minimum risk ile gerçekleştirebilmeleri için, Rap araştırma etkin bir araştırma çözümü olarak kullanılmaktadır.
Rap araştırma durum saptayıcı değil ancak keşfedici bir araştırma türüdür. Araştırma probleminden emin olunmadığı hallerde Rap araştırma en düşük maliyetli, keşfedici araştırma türü olarak dikkat çekmektedir.

Nasıl yapılır? Neler sunulur?
Rap araştırma araştırmacının, keşfedilmesi hedeflenen veri setinin (problemin) tesbiti ve formüle edilmesinden başlayarak her aşamada, farklı disiplinler ve yerel unsurlar ile birlikte çalışması ile gerçekleştirilir.

Keşfedilecek konunun tesbiti
Araştırmacı talepte bulunan kişi veya kuruluş ile birlikte çalışarak keşfedilmesi istenen konu, araştırma evreni ve genel çerçevenin belirlenmesi için çalışır.
Bu aşama sonucunda ihtiyaç formüle edilerek araştırma konusu Rap çalışmasına uygun hale getirilmiş olur.

Araştırma eylem planının hazırlanması
Araştırma sonucunda hedeflenen verilere ulaşılabilmesi için kullanılabilecek Rap metod ve teknikleri gözden geçirilerek hibrid model oluşturulur.
Aynı zamanda araştırma uygulamasının takvim çalışması ve maliyetlendirmesi de bu aşamada gerçekleştirilir.

Araştırma enstrümanlarının tasarımı
Seçilen metod ve tekniklere göre çalışma sırasında kullanılacak araştırma araçları belirlenerek, uygulamaya hazır hale getirilir.
Yerel unsurların ve paydaşların kod sistemlerine uygun olacak şekilde araçlar biçimsel ve içeriksel olarak son kez tasarlanır.
Araçların işlerlikleri ve veri üretim kapasiteleri test edilerek uygulama aşamasına geçilir.

Katılımlı ve işbirlikli uygulama
Rap araştırmalar araştırma konusunun muhattabı olan kişi ve kuruluşlar ile araştırma sahasının doğal unsuru olan araştırma katılımcılarının desteği ile gerçekleştirilebilecektir.
Araştırmacının kodlarına hakim olduğu veya araştırma konusunun işbirliği gerektirmediği durumlar istisnadır.
Araştırmacı kurumiçi/kurumdışı paydaşlar ve yerel unsurlar ile ilişkiye geçerek genişletilmiş araştırma ekibini oluşturur.
Uygulama planlaması yapılarak ekibin saha organizasyonu gerçekleştirilir.
Araştırmacı tüm uygulama aşamasında çalışmanın içinde olur ve veri toplanmasına bizzat katılır veya gözlemcilik yapar.

Veri analizi
Rap araştırmanın en hassas kısmı verilerin analiz edilmesi aşamasıdır.
Veri, araştırmacının planlama aşamasında hazırladığı analiz modellerinin içinde yer alan setlere aktarılarak değerlendirmeye alınır.
Analiz, araştırılan konunun keşfinin gerçekleştirilmesi, verinin bilgiye çevrilerek, ana araştırma probleminin tahlili çerçevesinde ele alınır.

Raporlama ve sunum
Rap raporları kalitatif (niteliksel) raporlardır.
Konu hakkında araştırma kanalı ile veya daha çok tali kanallardan elde edilebilecek sayısal verilerin analizleri araştırmanın kantitatif (niceliksel) sayılmasına neden olmayacaktır.
Ancak Rap raporu sayısal verilere çok yer vermemiş olsa dahi, araştırma konusu hakkında sağlıklı, güvenilir ve net bulgular içerecek şekilde hazırlanır.

Kimler yararlanır? Nasıl yararlanılır?
Rap araştırmalar hemen her sektör tarafından kullanılabilmektedir. Ancak dünyadaki uygulamalarında Rap araştırmanın daha çok enerji, sanayi, tarım, perakende, alışveriş, eğlence, sağlık ve turizm gibi sektörler tarafından kullanılmaktadır. Ayrıca Rap araştırma sosyal ve siyasal konularda veri ihtiyacı duyan kişi ve kuruluşlar tarafından da kullanılmaktadır.
Özellikle belirli bir bölgeyi ve bu bölgenin sosyal ve ekonomik yaşam koşullarını etkileyeceği düşünülen projelerin gerçekleştirilmesinden önce Rap araştırma sıklıkla kullanılan bir araştırma türüdür.
Rap araştırma, yararlanan kişi veya kuruma diğer araştırma modellerine oranlanla bazı avantajlar sunmaktadır.
Eğer araştırma konusunun keşfedilmesi gerekiyorsa,
Konunun keşfedilmesi için hangi kaynaktan veri toplanması gerektiği bilinmiyorsa,
Konu ile ilgili sorular daha çok “nasıl” ve “ne” ile başlıyorsa,
Konu hakkında detaylı ve çok yönlü bir bakış açısına ihtiyaç duyuluyorsa,
Konu hakkında veriye çok kısa sürede ihtiyaç duyuluyorsa ve
Geniş kapsamlı bir keşfedici araştırmaya ayrılacak kadar bol kaynak bulunmuyorsa
Rap araştırma etkili ve ideal bir çözüm olarak kullanılabilir.