Tag Archives: tüik

TÜİK Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması (2012)


Türkiye’de girişimler tarafından girişim teknolojilerinin kullanımı ile ilgili olarak TÜİK tarafından gerçekleştirilen araştırmanın 2012 yılı sonuçları geçtiğimiz hafta içinde yayınlandı.

Buna göre Türkiye’de girişimlerin internet kullanım oranlarında geçtiğimiz yıla oranla artış olduğu gözlenmektedir.

Geçtiğimiz yıl içinde girişimlerin internet erişimleri arttığı gibi, mal ve hizmet alım/satımınde da bilişim teknolojileri altyapısının kullanım oranlarında artış olduğu görülmektedir.

Aşağıda TÜİK araştırmasının detaylı sonuçlarını bilginize sunuyorum.

Girişimlerin % 92,5’i Internet erişimine sahiptir

2012 yılı Ocak ayında 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin %92,5’i Internet erişimine sahip olup, bu oran 2011 yılının aynı döneminde %92,4’tü. Internet erişim oranı 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde %99,6 iken, 50-249 çalışanı olan girişimlerde %98,1, 10-49 çalışanı olan girişimlerde ise %91,2’dir. Girişimlerde bilgisayar kullanım oranı ise 2011 yılında %94 iken 2012 yılında %93,5’e düşmüştür.

Internete erişimde genişbant bağlantı %92,1’e yükseldi

2012 yılı Ocak ayında girişimlerin %92,1’i Internete erişimde genişbant bağlantı kullanmıştır. Bu oran 2011 yılının aynı döneminde %91,5’ti. DSL bağlantı (ADSL, VDSL vb.), %87,9 ile girişimler tarafından Internete erişimde en çok kullanılan genişbant bağlantı tipidir.

Telefon hattı ile çevirmeli bağlantı veya ISDN gibi darbant bağlantı tipleri ise girişimlerin %11,1’i tarafından kullanılmıştır.

Internet erişimine sahip girişimlerin %62,8’i web sayfasına sahiptir

2012 yılı Ocak ayında Internet erişimine sahip girişimlerin %62,8’i web sayfasına sahiptir. En yüksek web sayfası sahiplik oranı %88,7 ile 250 ve üzeri çalışanı girişimlerde iken, bunu %76 ile 50-249 çalışanı olan girişimler ve %59,4 ile 10-49 çalışanı olan girişimler takip etmektedir.

Girişimlerin %81,5’i kamu kurum ve kuruluşlarıyla iletişimde Internet kullandı

2011 yılında girişimlerin kamu kurum ve kuruluşları ile iletişimde Interneti kullanma oranı %81,5’tir, bu oran Internet erişimine sahip girişimlerde ise %88,2’dir.

Kamu kurum ve kuruluşları ile iletişimde Interneti kullanan girişimlerin %91,6’sı en çok kamu kurum ve kuruluşlarının web sayfasından/sitesinden bilgi almayı tercih ederken, bunu %80,1’i ile form almak/indirmek takip etmektedir.

2011 yılında, Internet erişimine sahip girişimlerin kamu kurum ve kuruluşlarının elektronik satınalma sisteminde yer alan ihale dokümanlarına ve şartnamelerine ulaşma oranı %18,3’tür.

Girişimlerin %12,8’i bilgisayar ağları üzerinden ürün/hizmet siparişi vermiş, %11,1’i ise ürün/hizmet siparişi almıştır.

2012 yılı araştırma sonuçlarına göre 2011 yılında girişimlerin %12,8’i bilgisayar ağları üzerinden ürün/hizmet siparişi vermiş, %11,1’i ise ürün/hizmet siparişi almıştır.

Bilgisayar ağları üzerinden ürün/hizmet siparişi verme oranı 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde %21,8 iken, 50-249 çalışanı olan girişimlerde %15,7, 10-49 çalışanı olan girişimlerde ise %12’dir.

Bilgisayar ağları üzerinden ürün/hizmet siparişi alma oranı ise 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde %18,8 iken, 50-249 çalışanı olan girişimlerde %12,7, 10-49 çalışanı olan girişimlerde ise %10,5’tir.

Bilgisayar ağları üzerinden en yüksek ürün/hizmet siparişi verme ve alma oranları, %44,9 ve %26,7 ile “Bilgisayarların ve İletişim Araç ve Gereçlerinin Onarımı” sektöründedir.

TÜİK Enflasyon sepetini nasıl belirliyor?


TÜİK’in enflasyon hesaplamaları sırasında kullandığı sepet her zaman tartışma konusu olmuştur. TÜİK bugün 2012 yılında enflasyonu hangi ürünleri baz alarak ve nasıl hesaplayacağını açıkladı. Meraklısı için kısa bir bilgi…

TÜİK’in 2012 yılında kullanacağı sepet 444 ürün, 1,169 ürün çeşidini kapsayacak. Kurum yıl boyunca her ay, bu sepeti baz alarak, 27,500 işyeri ve 4,176 konuttan, yaklaşık 375,000 fiyat derleyecek.

Peki fiyatı alınan ürünler sepete nasıl giriyor? TÜİK’in açıklaması şöyle: Tüketici Fiyatları Endeksi mal ve hizmet sepeti oluşturulurken Hanehalkı Bütçe Anketi (HBA) sonuçlarına göre toplam harcama içerisinde 1/1000’den daha fazla ağırlık alan ürünler endeks sepeti kapsamına alınmaktadır. Yıl boyunca her ay düzenli olarak yapılan HBA anketi sonuçlarına göre TÜFE endeks sepeti güncellenmekte ve önemi yitiren mal ve hizmetler endeks kapsamı dışında bırakılmaktadır. HBA verilerinin yanı sıra; otomobil, otoban geçiş, şehirlerarası tren, cep telefonu görüşme, internet, özel televizyon yayın aidatı, gazete ve dergi ücretleri gibi mal ve hizmetler için idari kayıtlardan elde edilen harcama ve ciro bilgileri ile sepetin kapsamı ve ağırlık yapısı her yıl güncellenmektedir.

2012 yılı için TÜFE sepetine yeni eklenen ve çıkartılan ürünler ise şunlar;

Yeni eklenenler;

1. Ayran (1 lt)
2. Katı Meyve Sıkacağı
3. Bulaşık Deterjanı (Bulaşık Makinesi İçin Tablet)
4. Araba Yıkama Ücreti
5. Duş Jeli
6. Otomobil (2000 cc)
7. Otoban Geçiş Ücreti (2012 yılında 12 çeşit ile temsil edilmektedir – 2 yeni çeşit eklenmiştir)
8. Şehirlerarası Tren Ücreti (2012 yılında 20 hat ile temsil edilmektedir -1 yeni hat eklenmiş 4 hat çıkmıştır)
9. Uçak Ücreti (2012 yılında 64 hat ile temsil edilmektedir -10 yeni hat eklenmiş, 1 hat çıkmıştır)
10. Cep Telefonu Görüşme Ücreti (2012 yılında 233 çeşit ile temsil edilmektedir – 5 yeni çeşit eklenmiş, 1 çeşit çıkmıştır)
11. Özel Televizyon Aidatı (2012 yılında 12 çeşit ile temsil edilmektedir – 11 yeni çeşit eklenmiş, 5 çeşit çıkmıştır)
12. Magazin ve Dergi (2012 yılında 8 çeşit ile temsil edilmektedir – 1 yeni çeşit eklenmiş, 1 çeşit çıkmıştır )

Çıkartılan ürünler ise şunlar;

1. Üzüm Yaprağı
2. Erkek Palto
3. Ampul (Şeffaf)
4. Çamaşır Deterjanı (Elde Yıkama İçin)
5. Enjektör (5 cc’ lik)
6. Kamera (Bilgisayar İçin-Web cam)
7. VCD (Film)
8. İnternet Aylık Ücreti (Tt-Net-Çevirmeli)
9. Modem (ADSL)

TÜİK… Kazanç Yapısı Anketi 2010


Kazanç Yapısı Anketi; ücret ve kazançların düzeyi, yapısı ve gelişimi konusunda, ücretli çalışanların özellikleri ayrımında bilgi derlemek amacıyla 2006 yılından itibaren AB ülkeleri ile eş zamanlı olarak dört yıl aralıklarla uygulanmaya başlanmıştır. Söz konusu serinin ikincisi olan 2010 Kazanç Yapısı Anketi; 2010 Kasım ayı ve yıllık bilgileri referans alınarak 2011 yılında, Avrupa Topluluğunda Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflamasına (NACE Rev.2) göre B-N ve P-S sektörleri (sanayi, inşaat ve hizmet) kapsanarak örnekleme yöntemi ile seçilen 20 155 işyerinde uygulanmıştır.

Ankette, işyerinde ücret karşılığı çalışan kişiler kapsanmıştır. Ankette kapsanan sektörlerde kadınlar, ücretli çalışanların % 24,6’sını oluşturmaktadır.

En yüksek kazancı yüksek eğitimli kesim elde etmektedir…

2010 Kazanç Yapısı Anketi sonuçlarına göre, 2010 yılında yıllık ortalama brüt kazanç 19 694 TL’dir. Bu rakam, erkekler için 19 683 TL, kadınlar için 19 728 TL olarak tahmin edilmiştir. Anket sonuçları incelendiğinde, hem erkek hem de kadın ücretli çalışanların kazançlarının, genellikle eğitim durumu ile doğru orantılı olarak yükseldiği görülmektedir. Benzer durum, yaş grubu ve kıdem yılı için de geçerlidir. Eğitim durumuna göre en yüksek yıllık ortalama brüt kazancı erkeklerde 37 878 TL,  kadınlarda ise 31 437 TL ile yüksekokul ve üstü eğitim düzeyine sahip olanlar elde etmektedir.

Cinsiyete dayalı ücret farkı…

Cinsiyete dayalı (erkek-kadın) ücret farkı, erkek ve kadın arasındaki ücret farkının erkek ücreti içindeki yüzdesi olarak tanımlanmaktadır. Bu gösterge, saatlik, aylık veya yıllık ortalama ücret esas alınarak hesaplanabilmekte olup burada yıllık ortalama brüt ücret kullanılarak hesaplanmıştır. Cinsiyete dayalı ücret farkı toplamda kadın ücretinin lehine (% -1,1) iken, eğitim durumuna göre incelendiğinde tüm eğitim durumu basamakları için erkek ücreti lehinedir.

Göstergenin toplamda kadın lehine olması ücretli çalışanların eğitim durumuna göre dağılımının incelenmesi ile açıklığa kavuşmaktadır. Buna göre, ücretli çalışan kadınların en yoğun bulundukları eğitim durumu % 35,3 ile yüksekokul ve üstü iken, erkekler için bu grup % 27,4 ile ilkokul ve altıdır. Cinsiyete dayalı ücret farkı meslek gruplarına göre incelendiğinde ise, “yöneticiler” grubu hariç, diğer tüm meslek gruplarında bu ölçütün erkek ücreti lehine olduğu görülmektedir.

Nitelik gerektirmeyen işlerde çalışanlar en düşük kazancı elde etmektedir…

Anket sonuçları, meslek grubu (ISCO 08) ayrımında incelendiğinde en yüksek yıllık ortalama brüt kazancı 49 170 TL ile “yöneticiler” meslek grubunda çalışanların elde ettiği görülmektedir. Bu meslek grubunu 33 974 TL ile “profesyonel meslek mensupları” izlemektedir. En düşük yıllık ortalama brüt kazancı ise 13 032 TL ile “nitelik gerektirmeyen meslekler” elde etmekte, bu grubu 13 787 TL ile “hizmet ve satış elemanları” izlemektedir.

En yüksek kazanç finans ve sigorta faaliyetleri sektöründedir…

Ücretli çalışanların ücret ve kazançları ekonomik faaliyet kolu ayrımında incelendiğinde, en yüksek yıllık ortalama brüt kazancın 44 343 TL ile “finans ve sigorta faaliyetleri” ekonomik faaliyet kolunda olduğu gözlenmektedir. Bu sektörü 43 530 TL ile “elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı” sektörü izlemektedir. En düşük yıllık ortalama brüt kazanç ise 13 878 TL ile “idari ve destek hizmet faaliyetleri” sektöründedir, bunu 14 591 TL yıllık ortalama brüt kazanç ile “inşaat” sektörü izlemektedir.

TÜİK… Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2010


P80/P20 göstergesi 2009 yılında 8,5 iken 2010 yılında 8’e düşmüştür…

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelirlere göre oluşturulan yüzde 20’lik gruplarda, en yüksek gelire sahip son gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay % 46,4 iken, en düşük gelire sahip ilk gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay % 5,8’dir.

Buna göre, son yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay, ilk yüzde 20’lik gruba göre (P80/P20 göstergesi)  8 kattır. P80/P20 göstergesi kentsel yerler için 7,3, kırsal yerler için ise 7,1’dir.

Gini katsayısı 0,402 olarak tahmin edilmiştir…

Gelir dağılımı eşitsizlik ölçütlerinden gini katsayısı bir önceki yıla göre 0,013 puan düşüş ile 0,402 olarak tahmin edilmiştir. Katsayı, kentsel yerleşim yerleri için 0,389, kırsal yerleşim yerleri için ise 0,379 olarak tahmin edilmiştir.

Gelirin nüfusa dağılımındaki eşitsizliğin grafik gösterimi olan Lorenz eğrisi de bir önceki yıla göre gelir dağılımında önemli bir değişim olmadığını eğrilerdeki çakışma ile göstermektedir.

Ortalama yıllık hanehalkı kullanılabilir geliri 22,063 TL’dir…

Türkiye’de hanehalkı başına düşen ortalama yıllık kullanılabilir gelir 22 063 TL iken, ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelir ise 9 735 TL’dir.

İstanbul Bölgesi 13 382 TL ile ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir geliri en yüksek olan bölge durumundadır. Bunu, 11 116 TL ortalama gelir ile Batı Anadolu Bölgesi izlemektedir. En düşük ortalamaya sahip bölge ise 5 144 TL ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’dir.

Toplam gelir içinde en fazla pay maaş-ücret gelirlerine aittir…

Maaş-ücret gelirleri % 43,7’lik oranla toplam gelir içerisinde en fazla paya sahiptir. Bunu % 20,5 ile sosyal transferler ve % 20,2 ile müteşebbis gelirleri izlemektedir.

Sosyal transferlerin % 91,1’ini emekli ve dul-yetim aylıkları oluşturmaktadır. Emekli ve dul-yetim aylıkları toplam gelir içinde % 18,6’lık paya sahip iken, diğer sosyal transferlerin payı % 1,8’dir. Müteşebbis gelirlerinin ise % 68,5’i tarım-dışı sektörden oluşmaktadır.

Nüfusun % 16,9’u yoksulluk sınırının altındadır…

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelirleri kullanılarak çeşitli göreli yoksulluk sınırları (eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin % 40, % 50, % 60 veya % 70’ine göre) hesaplanmaktadır.

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin % 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre nüfusun % 16,9’u yoksulluk riski altındadır. Kentsel ve kırsal yerler için ayrı ayrı hesaplanan yoksulluk sınırlarına göre, kentsel yerlerde bu oran % 14,3 iken, kırsal yerlerde % 16,6’dır.

Sürekli yoksulluk riski altında bulunanların oranı %18’dir…

Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan “sürekli yoksulluk” oranı, dört yıl boyunca hanenin üyesi olan fertlerden en az üç uygulamada yoksulluk riski altında olanlar olarak tanımlanmaktadır. Sürekli yoksulluğun hesaplanmasında eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin % 60’ı dikkate alınmaktadır.

Buna göre, araştırmanın 2009 yılı dört yıllık  panel  sonuçlarından  hesaplanan  sürekli yoksulluk oranı % 18’dir.

Nüfusun yaşam koşulları göstergeleri…

Kurumsal olmayan nüfusun;

% 60’ı kendilerine ait konutta oturmaktadır.

% 43,8’inin konutunda “sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi vb.” sorunlar söz konusudur.

% 43,3’ünün oturduğu konutta “izolasyondan dolayı ısınma sorunu” yaşanmaktadır.

% 61,4’ünün hanesinin taksit ödemeleri ve borçları (konut alımı ve konut masrafları dışında) bulunmakta, bu borç ödemeleri, % 28,3’ünün hanesine çok yük getirmektedir.

% 87,5’i “evden uzakta bir haftalık tatili”, % 65,7’si “beklenmedik harcamalarını” ve % 81,7’si “yıpranmış ve eskimiş mobilyalarını yenileme ihtiyacını” ekonomik nedenlerle karşılayamamaktadır.

Ciddi finansal sıkıntıyla karşı karşıya olan nüfusun oranı olarak tanımlanan ve belirlenmiş 9 maddeden en az 4 tanesini karşılayamama ya da mahrum olma durumunu tanımlayan “maddi yoksunluk”  oranı 2009 yılında % 63, 2010 yılında ise % 63,5 olarak hesaplanmıştır.

TÜİK’in 2011 Yılı Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması


İnternete erişim imkânı olan hane oranı %42,9’a yükseldi
2011 yılı Nisan ayında gerçekleştirilen Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre Türkiye genelinde hanelerin %42,9’u İnternet erişim imkânına sahiptir. Bu oran 2010 yılının aynı ayında %41,6 idi.
İnternet erişim imkânı olan hane oranı kentsel yerlerde %51,0 iken, kırsal yerlerde %22,7’dir. İBBS Düzey-1’e göre %56,9 ile TR1-İstanbul, %56,7 ile TR4-Doğu Marmara, %49,2 ile TR7-Orta Anadolu, %48,0 ile TR5-Batı Anadolu ve %43,4 ile TR2-Batı Marmara bölgelerinde İnternet erişim imkanı olan hane oranı Türkiye ortalamasının üzerindedir.

Hanelerin %39,3’ü genişbant bağlantı ile İnternet erişim imkânına sahip
2011 yılı Nisan ayında hanelerin %39,3’ünde genişbant İnternet (ADSL, kablolu ve kablosuz sabit bağlantılar ile 3G bağlantı) erişim imkânı bulunmaktadır. ADSL %34,5 ile tüm haneler, %80,2 ile İnternet kullanılan haneler arasında İnternet erişim imkanı sağlarken, 3G bağlantı tüm hanelerin %5,3’ünde, İnternet kullanılan hanelerin ise %12,2’sinde İnternet erişim imkanı sağlamaktadır.
Genişbant bağlantı ile İnternet erişim imkânı kentsel yerlerdeki hanelerde %47,5 iken, kırsal yerlerde %18,6’dır. İBBS Düzey-1’e göre genişbant bağlantı ile İnternet erişim imkânının en yüksek olduğu bölge %56,1 ile TR1-İstanbul , en düşük olduğu bölge ise %20,0 ile TRC-Güneydoğu Anadolu bölgesidir.

Bilgisayar ve İnternet kullanımı artmaya devam ediyor
16-74 yaş grubundaki bireylerde bilgisayar ve İnternet kullanım oranları sırasıyla %46,4 ve %45,0’dır. Bu oranlar 2010 yılında sırasıyla %43,2 ve %41,6 idi.

Bilgisayar ve İnternet kullanımında kadın-erkek ve kent-kır arasındaki sayısal uçurum devam ediyor
Bilgisayar ve İnternet kullanım oranları 16-74 yaş grubundaki erkeklerde %56,1 ve %54,9 iken, kadınlarda %36,9 ve %35,3’tür. Bilgisayar ve İnternet kullanım oranlarının en yüksek olduğu yaş grubu 16-24 yaş grubudur. Bu oranlar tüm yaş gruplarında erkeklerde daha yüksektir. Bilgisayar ve İnternet kullanımı kentsel yerlerde %54,7 ve %53,2, kırsal yerlerde ise %26,9 ve %25,7’dir. İBBS Düzey-1’e göre bilgisayar ve Internet kullanımının en yüksek olduğu bölge %57,2 ve %56,5 ile     TR1-İstanbul bölgesidir. Bunu %53,3 bilgisayar ve %51,7 İnternet kullanım oranı ile TR4-Doğu Marmara bölgesi takip etmektedir.

İnternet kullanan bireylerin %89,5’i İnterneti düzenli kullanıyor
16-74 yaş grubundaki tüm bireylerin %36,2’si İnterneti düzenli olarak hemen hemen her gün veya haftada en az bir defa kullanmaktadır. 16-74 yaş grubunda İnternet kullanan bireylerin düzenli İnternet kullanım oranı ise %89,5 olup, bu oran kentsel yerlerde %90,7, kırsal yerlerde %83,7 ve İBBS Düzey-1’e göre TR1-İstanbul bölgesinde %92,8’dir.

Internet kafelere ilgi azalıyor
2011 yılı ilk üç ayında (Ocak-Mart 2011) 16-74 yaş grubu İnternet kullanan bireylerin İnterneti en fazla kullandığı yer %67,6 ev olup, bunu %33,0 ile işyeri, %18,7 ile İnternet kafe, %16,8 ile arkadaş, akraba vb. evleri, %7,2 ile eğitim alınan yerler, %3,2 ile kablosuz bağlantının yapılabildiği yerler takip etmektedir. Bir önceki yıl aynı dönemde İnternet kullanan bireylerin %20,0’ı İnterneti İnternet kafelerde kullanmıştı.

İnternet en çok çevrimiçi haber, gazete ya da dergi okuma, haber indirme için kullanılıyor
2011 yılı ilk üç ayında (Ocak-Mart 2011) İnternet kullanan bireyler İnterneti en çok %72,7 ile çevrimiçi haber, gazete ya da dergi okuma, haber indirme için kullanırken, bunu %54,1 ile sağlık ile ilgili bilgi arama takip etmektedir. Web siteleri aracılığıyla (Blog siteleri, facebook, twitter) toplumsal ve siyasal konular ile ilgili görüşleri okuma veya paylaşma (%50,8) ve mal ve hizmetler hakkında bilgi aramak da  (%46,6) kullanım amaçları arasında yer almaktadır.

Kamu kurum/kuruluşları ile iletişimde internet kullanımı artıyor
2010 yılı Nisan ile 2011 yılı Mart aylarını kapsayan on iki ay içinde İnternet kullanan bireylerin kamu kurum/kuruluşları ile iletişimde İnternet kullanma oranı %38,9’dur. Bu oran önceki yılın aynı döneminde (2009 Nisan-2010 Mart) % 27,2 idi. Kullanım amaçları arasında kamu kuruluşlarına ait web sitelerinden bilgi edinme %92,2 ile ilk sırayı almaktadır.

İnternet üzerinden alışveriş yaygınlaşıyor
İnternet kullanan bireylerin İnternet üzerinden kişisel kullanım amacıyla mal veya hizmet siparişi verme ya da satın alma oranı %18,6’dır. Önceki yıl İnternet üzerinden alışveriş yapanların oranı ise %15’0 idi.
2010 yılı Nisan ile 2011 yılı Mart aylarını kapsayan on iki aylık dönemde İnternet üzerinden alışveriş yapan bireylerin %28,8’i giyim ve spor malzemesi, %27,8’i elektronik araç, %19,8’i ev eşyası, %17,6’sı kitap, dergi, gazete (e-kitap dahil) İnternet üzerinden almıştır.

TÜİK Açıklama: Avrupa Birliği yönetmeliklerine uygun olarak gerçekleştirilen Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçları Türkiye, kent ve kır ayrımında verilmekte iken, ilk defa bu haber bülteni ile İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 1. Düzey (12 Bölge) ayrıntısında da verilmektedir.

TÜİK’in 2010 yılı “Yazılı Medya İstatistikleri” üzerine


TÜİK 2010 yılı “Yazılı Medya İstatistikleri”ni açıkladı. Gazete ve dergilerin tirajlarının bir önceki yıla göre yüzde 13’lük bir artış göstermesine karşılık, günlük gazete tirajının 6 milyon civarında olması yine de düşündürücüdür.
Klasik kabul gören okur katsayıları ile günlük gazete okuru sayımız halen 18-20 milyon aralığındadır. Türkiye’de 15 yaş üzeri okuryazar nüfusun 48 milyon civarında olduğu düşünüldüğünde toplumun yarısının hiç gazete okumadığı hesaplanabilmektedir.
Burada dünya ile herhangi bir karşılaştırma yapmaya gerek görmeden bu oranın pek de iç açıcı olmadığını belirtmekte yarar var. Görünen açık ki toplumun yarısından çoğu dünyada ve ülkemizde yaşanan gelişmeleri yazılı bası dışı iletişim kanallarından takip etmektedir.
Mevcut durumun olumlu veya olumsuz yansımalarını analiz etmek bir yana, başta medya mensupları olmak üzere, iletişim sektörünün tüm aktörlerinin çalışmalarını ve sorumluluklarını bu gerçekliğin ışığında biçimlendirmeleri yararlı olacaktır.
Aşağıda TÜİK araştırmasının tesbitlerini bulabilirsiniz.

Gazetelerin % 90’ı yerel yayın yapmaktadır.
2010 yılında gazete ve dergilerin sayısı 2009 yılına göre % 6,4 artmıştır.
2010 yılında 6,459 gazete ve dergi yayımlanmıştır. Bu yayınların % 57’sini dergiler oluşturmaktadır.
Ülkemizde 2010 yılında yayımlanan gazetelerin
% 90’ı yerel,
% 3,3’ü bölgesel ve
% 6,7’si ise ulusal yayın yapmaktadır.
Dergilerin ise
% 35,8’i yerel,
% 7,2’si bölgesel iken,
% 57’si ulusal yayın yapmaktadır.
Genel olarak bakıldığında ise gazete ve dergilerin
% 59,1’i yerel,
% 5,5’i bölgesel ve
% 35,4’ü ise ulusal yayın yapmaktadır.

Yıllık toplam tirajın % 94,6’sını gazeteler oluşturmaktadır
2010 yılında gazete ve dergilerin tirajı 2009 yılına göre % 13,4 artmıştır.
2010 yılında ülkemizde yayımlanan gazete ve dergilerin yıllık toplam tirajı 2,571,694,304 olup, bunun % 94,6’sını gazeteler oluşturmaktadır.
Yıllık toplam tirajın
% 16,6’sı yerel,
% 3,4’ü bölgesel,
% 80’i ise ulusal gazete ve dergilerdir.

Gazeteler
Gazetelerin yıllık toplam tirajının % 90,1‘ini günlük gazeteler oluşturmaktadır.
Gazetelerin % 14,4’ü günlük, % 31’i haftalık olarak yayımlanmaktadır.
Gazetelerin % 86,2’si siyasi/haber/güncel içerikli yayın yapmakta, % 8,8’i ise ek vermektedir.

Dergiler
Dergilerin yıllık toplam tirajının % 47,4’ü aylık, % 19’u ise haftalık yayınlar oluşturmaktadır.
Dergilerin % 23,2’si aylık, % 22,6’sı üç aylık olarak yayımlanmaktadır.
Dergilerin % 21’i sektörel/mesleki içerikli yayın yapmakta, % 9,5’i ise ek vermektedir.